Septikler-2/3 (Akademi Dönemi)

iTunes / RSS / Spotify

ORTA (AKADEMİ) DÖNEM 

  • SORU: Bu döneme akademi dönemi denmesinin nedeni nedir? 
  • CEVAP: Bu dönemin septikleri Platon’un akademisinin bünyesinde İÖ 3.yy itibariyle yer almış ve iki asır boyunca da varlıklarını korumuşlardır.  
  • Akademideki bu değişim akademi tarihi içinde “İkinci Akademi” veya “Orta Akademi” dönemi olarak adlandırılır. Bu dönemin başlatıcısı İÖ 265 yılında akademinin başına geçen Arkesilaos’tur. Bu dönemin diğer önemli temsilcisi de yüz yıl sonra okulun başına geçecek olan Karneades’tir. Bu döneme ait bilgileri Diogenes Laertius, Cicero ve Sextus Empiricus aracılığı ile öğreniyoruz.  

Okumaya devam et “Septikler-2/3 (Akademi Dönemi)”

Septikler-1/3 (Piron)

iTunes / RSS / Spotify

SEPTİKLER

  • Septiklik, şüphecilik bugün sinema başta olmak üzere popüler kültürün sıkça işlediği, en azından tema edindiği bir düşünce akımıdır. Matrix, Inception gibi filmlerde ve yapay zekanın popülerleşmesi ile Black Mirror gibi TV dizilerinde rüya ile gerçek arasındaki ayrımın mümkün olup olmadığı, bir rüya/hayal/simülasyon içinde yaşayıp yaşamadığımız gibi sorular temelde hep şüpheci soruların uzantılarıdır.
  • Şüphecilik temelde bilgi sorunuyla ilgilidir ve “İnsan bilgisinin olanakları ve sınırı nedir?” temel sorusu üzerine şekillenir. “Bildiğimiz şeyleri nasıl biliyoruz, bu bilgiler doğru mu, doğruysa nasıl doğru olduğunu biliyoruz?” soruları en sık karşılaştığımız sorular.
  • Bilgi konusunda şüphecilik ve dogmacılık arasında seçim yapmak hayatımızı da etkileyebilen bir durumdur. Felsefi, bilimsel, dini ve pratik bilgiye nasıl yaklaşmamız gerektiği konusunda dogmacılıkla kesin bir şekilde ayrılır. Bilgi konusunda alınacak tavır yasaları yapar veya uygularken bile etkili olabilir. Örneğin idam cezasını ele alalım. Biz alacağımız yanlış kararlarla insanların hayatlarını nihayete erdirebilir ve sonrasında alınan kararların yanlış olduğunu öğrenebiliriz. Şüpheciliğin hukuk sisteminde yer alıp almaması böyle bir yasanın var olup olmayacağını doğrudan etkileyebilir.

Okumaya devam et “Septikler-1/3 (Piron)”

Aristoteles: Ruh Kuramı (Psikolojisi)

  • Aristoteles ruh hakkında düşüncelerini Ruh Hakkında (Peri Psykhe, De Anima) adını taşıyan üç kitaptan oluşan bir eserde ifade edecektir.
  • Kendisinden önceki filozoflar ruhun ayır edici ana karakteri olarak iki şeyi, hareket ve duyumdan yola çıkarak ruh hakkında maddi şey (Demokritos) veya maddi şeylerin belirli oranlarda uyumu (Empedokles) olarak nitelemişti. Pythagoras ile başlayan ruh göçü teorisi de bir diğer düşünceydi.
  • Platon beden-ruh öğretisinde düalist bir yapı ortaya koymuştu. Beden ve ruhun ilkeleri birbirinden farklı, ruh tinsel bir töz ve bedende bulunması onun için bir düşüş olarak görülüyor, ruh beden hapishanesinde sıkışmış olarak niteleniyordu.
  • Aristoteles’e göre ruh kısaca bir tözdür. Biraz daha açmak gerekirse bu “kuvve olarak hayata sahip olan doğal bir cismin formudur.
    • Kendi tanımıyla “ruh, bilkuvve hayata sahip olan doğal bir cismin entellekheiasıdır”.
      • Entelekheias, kuvvenin fiile geçmeden önce geçirdiği bir süreçtir. Entelekheia, bilime sahip olup kullanılmama durumudur. Gözün, misal uyurken, görmemesi gibi. Diğer aşama da Energeia’dır o da bilginin kullanılmaya başlanması durumudur, uyanıp görmeye başlama durumu.
      • Ruhun bilinçli işlemlerinden bağımsız olarak bedeni hareket haline geçirmesi özelliğinden dolayı bu tanımı yapıyor. Çünkü düşünce gibi bilinçli eylemler ikinci ve daha yüksek düzeyde fiil teşkil etmektedir Aristoteles’e göre.
    • “Ruh, ruha sahip olma kuvvesini taşıyan şeyin fiili veya doğasıdır. “

Okumaya devam et “Aristoteles: Ruh Kuramı (Psikolojisi)”

Küçük Sokratesçi Okullar

Platon ve Aristoteles’ten azade Sokrates’in yakın çevresinden olup kendilerini Sokrates’in dostları olarak adlandıran başka bazı düşünürler vardır ki, bunlar felsefe tarihçileri tarafından Küçük Sokratesçiler ve onların kurdukları okullar Küçük Sokratesçi Okullar olarak nitelendirilirler. Bu okullar Euklides’in Megara Okulu, en meşhur öğrencisi Sinop’lu Diogenes olduğu Antisthenes’in Kinik okulu ve Aristippos’un Kirene Okuludur.

Okumaya devam et “Küçük Sokratesçi Okullar”

Sokrates

 

  • İnandığı gibi yaşayan ve inançları uğruna ölen ilk büyük filozoftur Sokrates.
  • Sokrates ilk ahlak filozofudur ve hayatını ahlaki görüşler öne sürenlerin onlara uyması gerektiğini bilerek yaşamıştır. Bu ahlaki görüşlerin doğru olduğunun en önemli göstergesi onları öne sürenler tarafından da benimsenmiş olmasıdır. Dolayısı ile sokrates’in hayatı da üzerinde durulması, incelenmesi gereken bir hayattır; hele ki onun hiçbir şey yazmadığı göz önüne alınırsa.
  • İÖ 470-399 yılları arasında yaşamıştır. Annesi ebe babası da bir taş yontucudur. Annesi nasıl bebekleri doğurtuyorsa kendisi de insanların ruhların bulunan ama bilincinde olmadıkları ahlaki doğruları doğurttuğunu ileri sürecektir.
  • Peloponnes Savaşı (İÖ 432-422) sırasında çeşitli muharebelere katılmış ve cesaretiyle temayüz etmiş, savaş sonunda kurulan mahkemelerde de yargıçlık ve jüri üyeliğini görevlerini yine cesurca yapmıştır. Aynı cesareti yargılandığı mahkemede kendini savunurken gösterecektir ve yine cesurca ölümü kucaklayacaktır.

Okumaya devam et “Sokrates”