Septikler-1/3 (Piron)

iTunes / RSS / Spotify

SEPTİKLER

  • Septiklik, şüphecilik bugün sinema başta olmak üzere popüler kültürün sıkça işlediği, en azından tema edindiği bir düşünce akımıdır. Matrix, Inception gibi filmlerde ve yapay zekanın popülerleşmesi ile Black Mirror gibi TV dizilerinde rüya ile gerçek arasındaki ayrımın mümkün olup olmadığı, bir rüya/hayal/simülasyon içinde yaşayıp yaşamadığımız gibi sorular temelde hep şüpheci soruların uzantılarıdır.
  • Şüphecilik temelde bilgi sorunuyla ilgilidir ve “İnsan bilgisinin olanakları ve sınırı nedir?” temel sorusu üzerine şekillenir. “Bildiğimiz şeyleri nasıl biliyoruz, bu bilgiler doğru mu, doğruysa nasıl doğru olduğunu biliyoruz?” soruları en sık karşılaştığımız sorular.
  • Bilgi konusunda şüphecilik ve dogmacılık arasında seçim yapmak hayatımızı da etkileyebilen bir durumdur. Felsefi, bilimsel, dini ve pratik bilgiye nasıl yaklaşmamız gerektiği konusunda dogmacılıkla kesin bir şekilde ayrılır. Bilgi konusunda alınacak tavır yasaları yapar veya uygularken bile etkili olabilir. Örneğin idam cezasını ele alalım. Biz alacağımız yanlış kararlarla insanların hayatlarını nihayete erdirebilir ve sonrasında alınan kararların yanlış olduğunu öğrenebiliriz. Şüpheciliğin hukuk sisteminde yer alıp almaması böyle bir yasanın var olup olmayacağını doğrudan etkileyebilir.

Okumaya devam et “Septikler-1/3 (Piron)”

Platon: Doğa Öğretisi

iTunes / RSS

  • Platon’un Timaios diyaloğu onun kozmolojisini ve doğa bilimine ilişkin öğretisini içeren bir yapıttır. Bu eserle ilgili önemli bir nokta 6.yy’da Chalcidius tarafından Latinceye bir çevirisinin yapılmış olması ve onun 13.yy’da Aristoteles’in metafiziğine ve fiziğe, yani doğa bilimine ait kitapları keşfedilinceye kadar Batı Hristiyan dünyasının genel doğa şemasının temelini oluşturmuş olmasıdır.
  • Platon’un hayatı ve eserleri boyunca genel olarak duyusal dünyaya veya doğaya karşı gitgide artan bir ilgisi olduğu görülüyor. Bunun yanında Akademi’de zamanla gittikçe gelişen ve artan bilimsel çalışmaların onu etkilemiş ve maddi dünya hakkında makul ve muhtemel bir açıklama verme yoluna itmiş olması da muhtemeledir.
  • Platon hiç şüphesiz idealar dünyası ile duyusal dünya arasında ayrım yaptığı gibi idealar dünyasını ele alan bilgi tarzı veya bilimle, hakikatle, duyusallar dünyasını ele alan kanı veya doğru kanı arasında bir ayrım yapmaktadır. Bu, Platon’un gözünde doğa biliminin hiçbir zaman ahlak veya matematik, diyalektik gibi gerçek anlamda bir bilim olamayacağı anlamına gelmektedir. Öte yandan duyusal dünya hiçbir gerçekliğe sahip olmayan bir şey de değildir. Eksik olarak da olsa vardır. Onu konu alacak bilim de gerçek bilim değil, akla yakın, muhtemel, doğru kanılara dayanan bir bilgi olabilir.

Okumaya devam et “Platon: Doğa Öğretisi”

Pythagoras (Pisagor) ve Pythagorasçılık

iTunes / RSS

YUNAN MİTOLOJİSİ VE DİĞER DİNLER

  • Homeros ve Hesiodos’un oluşturdukları antropomorfig din anlayışı Yunan dünyasının biricik dini değildi.
  • Yunan tanrılarına baktığımızda bunların, onların insan biçimli olduklarını görüyoruz. Bu tanrıların insan biçimli olmasının sebebini biraz araştıralım.
  • Antik Yunan tanrılar evrenini yaratan Homeros ve Hesiodos gibi insanlar bir bakıma toplumlarının elitleriydi. Varlıklı, zengin, kudretli, kendine güvenen, maddi ve fiziki imkanlara sahip olduğu için hayatı seven ve ondan kam alan insanlardı. Yarattıkları tanrılar da dünyanın efendileri olan kendilerinden başka hangi şekilde olabilirlerdi ki? İlyada’daki şu dizeler yaşadıkları hayattan ne kadar memnun olduklarını açıkça gösterecektir.

                 Hades’te yaşayan bir kral olmaktansa, bu dünyada
                En ağır şartlar altında yaşayan bir ırgat olmayı tercih ederim.

  • Bu dünyadan memnun olan soylu öleceğini bilmesine rağmen onunla pek ilgilenmez çünkü öteki hayat asla bu dünya hayatı kadar güzel ve renkli olmayacaktır.
  • Soylu kesim haricindeki yoksul ve sıradan halkın dini inancı ise birçok yönüyle farklılık arz edecektir. Bu farklılığı Hesiodos’un İşler ve Günler adlı eserinde görmekteyiz. Burada tabiri caizse köylü yaşamına dair öğütleri görmekteyiz ve yine bildiğimiz kadarıyla Hesiodos yaşadığı çağdan pek memnun değildir. Özellikle bu iki kesimin hayatı arasında farklılık alt tabakanın huzursuzluğuna neden olacak ve Thales hakkında yaptığımız programda bahsettiğimiz Solon yozlaşan üst tabaka ve alt tabakanın sorunlarına yönelik bazı reformlar yapmak gereği duyacaktır.

Okumaya devam et “Pythagoras (Pisagor) ve Pythagorasçılık”