Platon: Ruh ve Tanrı Öğretisi

iTunes / RSS

RUH KURAMI

  • Platon’un ruh kuramı denildiğinde, onun ruhun doğasının ne olduğu, ruhun kısımları veya işlevi, ruhla beden arası ilişkiler, ruhun kaderi gibi bir dizi ve birbirine bağlı sorulara verdiği cevaplardan oluşan görüşleri anlaşılmalıdır.
  • Ruhun ne olduğunu açıklamanın uzun ve tanrısal bir çabaya ihtiyaç gösteren bir şey olduğunu belirten ve bu yüzden zor olduğunu söyleyen Platon’a göre onun neye benzediğini söylemek mümkündür. Onun ruh hakkında konuşmaları böylece mitlere ve sembollere dayanacaktır.
  • Öncelikle Platon’a göre ruh ölümsüzdür. Bunun yanında ölümden sonra bir hayat ile ilgili söylemleri olsa da bu açık değildir.
  • Platon ruhu, doğası ve özü bakımından bir hareket ilkesi olarak almaktadır. Çeşitli diyaloglarında ruh için verdiği tanım, onun kendiliğinden hareketin ilkesi olmasıdır.
  • Platon evrendeki varlıkları canlı ve cansız olarak ikiye ayırır. Canlı varlıklar kendiliğinden hareket edemezken, canlı varlıklar hareket eden varlıklardır. Bu ayrımı mümkün kılan şey ise ruhtur.

Okumaya devam et “Platon: Ruh ve Tanrı Öğretisi”

Platon: Doğa Öğretisi

iTunes / RSS

  • Platon’un Timaios diyaloğu onun kozmolojisini ve doğa bilimine ilişkin öğretisini içeren bir yapıttır. Bu eserle ilgili önemli bir nokta 6.yy’da Chalcidius tarafından Latinceye bir çevirisinin yapılmış olması ve onun 13.yy’da Aristoteles’in metafiziğine ve fiziğe, yani doğa bilimine ait kitapları keşfedilinceye kadar Batı Hristiyan dünyasının genel doğa şemasının temelini oluşturmuş olmasıdır.
  • Platon’un hayatı ve eserleri boyunca genel olarak duyusal dünyaya veya doğaya karşı gitgide artan bir ilgisi olduğu görülüyor. Bunun yanında Akademi’de zamanla gittikçe gelişen ve artan bilimsel çalışmaların onu etkilemiş ve maddi dünya hakkında makul ve muhtemel bir açıklama verme yoluna itmiş olması da muhtemeledir.
  • Platon hiç şüphesiz idealar dünyası ile duyusal dünya arasında ayrım yaptığı gibi idealar dünyasını ele alan bilgi tarzı veya bilimle, hakikatle, duyusallar dünyasını ele alan kanı veya doğru kanı arasında bir ayrım yapmaktadır. Bu, Platon’un gözünde doğa biliminin hiçbir zaman ahlak veya matematik, diyalektik gibi gerçek anlamda bir bilim olamayacağı anlamına gelmektedir. Öte yandan duyusal dünya hiçbir gerçekliğe sahip olmayan bir şey de değildir. Eksik olarak da olsa vardır. Onu konu alacak bilim de gerçek bilim değil, akla yakın, muhtemel, doğru kanılara dayanan bir bilgi olabilir.

Okumaya devam et “Platon: Doğa Öğretisi”