Septikler-1/3 (Piron)

iTunes / RSS / Spotify

SEPTİKLER

  • Septiklik, şüphecilik bugün sinema başta olmak üzere popüler kültürün sıkça işlediği, en azından tema edindiği bir düşünce akımıdır. Matrix, Inception gibi filmlerde ve yapay zekanın popülerleşmesi ile Black Mirror gibi TV dizilerinde rüya ile gerçek arasındaki ayrımın mümkün olup olmadığı, bir rüya/hayal/simülasyon içinde yaşayıp yaşamadığımız gibi sorular temelde hep şüpheci soruların uzantılarıdır.
  • Şüphecilik temelde bilgi sorunuyla ilgilidir ve “İnsan bilgisinin olanakları ve sınırı nedir?” temel sorusu üzerine şekillenir. “Bildiğimiz şeyleri nasıl biliyoruz, bu bilgiler doğru mu, doğruysa nasıl doğru olduğunu biliyoruz?” soruları en sık karşılaştığımız sorular.
  • Bilgi konusunda şüphecilik ve dogmacılık arasında seçim yapmak hayatımızı da etkileyebilen bir durumdur. Felsefi, bilimsel, dini ve pratik bilgiye nasıl yaklaşmamız gerektiği konusunda dogmacılıkla kesin bir şekilde ayrılır. Bilgi konusunda alınacak tavır yasaları yapar veya uygularken bile etkili olabilir. Örneğin idam cezasını ele alalım. Biz alacağımız yanlış kararlarla insanların hayatlarını nihayete erdirebilir ve sonrasında alınan kararların yanlış olduğunu öğrenebiliriz. Şüpheciliğin hukuk sisteminde yer alıp almaması böyle bir yasanın var olup olmayacağını doğrudan etkileyebilir.

Okumaya devam et “Septikler-1/3 (Piron)”

Aristoteles: Bilgi Felsefesi ve Mantıkı – 3

iTunes / RSS

Bilim ve Zorunluluk

  • Aristoteles’e göre bilimin duyum ve algıdan farklı bir şey olmasının asıl nedeni, ikincilerin sadece olanı, var olanı, olguyu göstermesi, ama olanın, var olanın, olgunun “zorunluluğu”nu göstermemesidir. (şu su sıcaktır ifadesi zorunluluk içermez)
  • Önermelerdeki bağlantıları zorunlu bir şekilde onaylamayı mümkün kılan şey ise kıyastır. Olgusal önermeleri mantıksal bir akıl yürütmenin, kıyasın öncülleri olarak alıp onlar arasında ilişki kurduğumuzda sonuç önermesinde özne ile yüklem arasında bir zorunluluk kurarız ve böylece bilim yüklemin özneye zorunlu olarak bağlandığı, özne hakkında yüklemin zorunlu olarak tasdik edildiği önermelerden meydana gelmiş olur.
  • Bu arada, önermelerdeki zorunlu olmama ilişkisi sadece tikel önermeler için değil, tümel önermeler için de geçerlidir.

Okumaya devam et “Aristoteles: Bilgi Felsefesi ve Mantıkı – 3”

Aristoteles: Bilgi Felsefesi ve Mantıkı – 2

iTunes / RSS

Terimler/Kavramlar: Kategoriler:

  • Aristoteles’e göre kategoriler, önermelerin kendilerinden meydana geldikleri en basit unsurlardır. Ahmet uzundur. Konuyu dilsel açıdan incelersek bu öğeler terimdir; Ahmet, uzun. Ancak mantıksal açıdan bakarsak bunlar kavramdır. Mantığın konusu kavramlardır, bunların ifadesi ise terimdir. Ontolojik açıdan bakarsak da bu öğeleri varlık tarzları, türleri açısından inceleriz.
  • Kategorilerin sayısı -kimi zaman farklı sayılar ifade etse de- 10’dur. Bunlar; töz, nicelik, nitelik, bağıntı, yer, zaman, durum, sahip olma, etkinlik ve edilginliktir.
  • Aristoteles’e göre terimler veya kategoriler kendi başlarına bir tasdik içermez. Ahmet, uzun. Ahmet uzundur gibi önermeler doğru veya yanlış olabilir.
  • Kategori kelimesi Yunancada ve Aristoteles tarafından kullandığı teknik bağlamında “yüklem” anlamına gelmektedir. Kategorilerin bir özneye yüklenmeleri mümkün “en genel yüklemler” olduklarını söyleyebiliriz.

Okumaya devam et “Aristoteles: Bilgi Felsefesi ve Mantıkı – 2”

Aristoteles: Bilgi Felsefesi ve Mantıkı – 1

iTunes / RSS

  • Aristoteles’in bilgi ve bilim felsefesi, onun kurduğu mantık ile iç içe geçmiştir. Dolayısıyla onun mantığını işlemek durumundayız. Hatta önce mantığını anlatmamız gerekecek.
  • Aristoteles, klasik mantığın kurucusu olarak kabul edilir ve kurduğu mantık 18.yy’a kadar önemli bir değişikliğe uğramaz. Yalnız Aristoteles icat ettiği bu şeye mantık değil, analitik der. Bunun nedeni, onun bu disiplinle düşüncenin biçimleri üzerinde durması, onları analiz etme amacında olmasıdır. Mantık terimini ise ilk defa Afrodisyas’lı Aleksandros’un kullandığını görüyoruz.
  • Aristoteles mantıkla ilgili kitaplarına “organon” (alet, araç) adını vermiştir. Ona göre mantık özel bir konusu olan, varlığın özel bir alanını ele alan ve bu alanla ilgili problemleri inceleyen bir bilim veya felsefe dalı değildir. O herkesin herhangi bir özel bilimle uğraşmaya başlamadan önce alması gereken genel kültürün bir parçasıdır. Herhangi bir şey üzerinde özel olarak düşünmeye, akıl yürütmeye başlamadan önce, akıl yürütmenin kendisini konu alacak bir ön hazırlığa ihtiyacımız vardır ve bunun adı mantıktır.

Okumaya devam et “Aristoteles: Bilgi Felsefesi ve Mantıkı – 1”