Elea’lı Zenon ve Paradoksları

iTunes / RSS

ELEA’LI ZENON

  • Felsefe tarihinde iki Zenon vardır. Birisi Parmenides’in öğrencisi Elea’lı Zenon, diğeri Stoa okulunun kurucusu ve İÖ 3.yy.da yaşamış Kıbrıslı Zenon. Bizim inceleyeceğimiz Elea’lı Zenon’dur.
  • Parmenides’ten 25 yaş daha genç ve onunla Atina’ya beraber bir ziyaret yaptıkları bilgisine sahibiz. Bu ziyarette Sokrates’le tanışıp konuşmuşlar. Sokrates henüz 20 yaşındadır. Yani Zenon 5.yy.ın ilk yarısında yaşamıştır.
  • Elimizde ona ait çok az fragment bulunmaktadır ve elimizdekilere bakarak onun diyalog formatını ilk kullanan filozof olduğu sonucunu çıkarıyoruz. Onun hakkındaki başlıca kaynağımız Aristoteles’in Fizik kitabıdır.
  • Zenon muhteşem zekasıyla -ki Platon onu diyalektik imgelem gücü nedeniyle Elealı Palamedes diye tanımlar- hocasının savlarını pekiştirecektir. Bunu yaparken kendi geliştirdiği dolaylı argümanlarla örülü bir diyalektik kuracaktır.

Okumaya devam et “Elea’lı Zenon ve Paradoksları”

Parmenides

iTunes / RSS

PARMENİDES

  • Parmenides’le beraber hemen her şeyi ile Herakleitos’a zıt giden bir filozofu inceliyor olacağız.
  • İÖ 6.yy.ın son yarısıyla 5.yy.ın ilk yarısında yaşamıştır. Kendisi hakkında çok az bilgi sahibiyiz. Soylu bir aileden gelmiştir ve memleketinde bir kanun koyucudur. Felsefesinde Ksenophanes, Ptyhagoras ve Anaksimandros etkisi görülmektedir.
  • Felsefesini şiir olarak yazmış ve ileri sürdüğü görüşleri bir tanrısal vahiy veya esinlenme sonucu zihninde doğan şeyler olarak takdim etmiştir. (Daha sonra Empedokles’in de şiiri kullanacağını göreceğiz)
  • Elimizdeki şiirlerinin birinde varlığın üç halinin iddia edildiğini söyleyecektir.
  1. Varlık vardır.
  2. Varlık var değildir.
  3. Varlık hem vardır hem var değildir.

Bu üç önerme her ne kadar bugün bildiğimiz anlamıyla mantık önermeleri olsa da o zaman mantığın konusu varlığın bizatihi kendisi, ilkeleri varlığın ilkesi olarak algılandığı için Parmenides bu önermeleri ortaya atarken metafizik yapmaktadır ve doğrudan varlıktan, fiziksel varlıktan bahsetmektedir. Var olmayan şeyden bahsederken fiziksel olarak boşluktur. Var olan aynı zamanda mekan doldurandır.

Okumaya devam et “Parmenides”

Herakleitos

iTunes / RSS

HERAKLEİTOS

  • “Çok şey bilmek aklı eğitmez; eğer eğitseydi Hesiodos, Pythagoras, Ksenophanes ve Hekaitos’u eğitirdi” lafıyla kendinden öncekilerden epey farklı bir filozofla karşı karşıyayız. Kendisi diğer filozoflar gibi bilimin yahut başka bir alanın herhangi bir dalında çalışmadığı gibi “bilgin” olmaya vurgu yapmış ve kendini herkesten üstün görmüştür.
  • O, evren hakkında işlenmiş bir öğretiye dayalı pratik bir kuramı, hayatın anlamına ilişkin tutarlı bir sistemi ileri süren ilk filozoftur. Bu anlamıyla ona ilk hakiki filozof denmektedir.
  • İÖ 540 yılında Efes’te doğan Herakleitos, soylu bir aileden olmasına rağmen makamı reddetmiştir ve demokrasi düşmanıdır. Politik olarak çok karmaşık ve buhranlı zamanlarda yaşamıştır. Efeslilere yönelik başlangıçta demokrasi düşmanı siyasal eğilimleri zamanla insanlara, geniş halk yığınlarına karşı ahlaki bir nefret halini almıştır. (Yığınlara karşı bir küçümseme duyar, ruh ve düşünce aristokratı olan Herakleitos insanlara, çoklar, yığın, anlayışsızlar gözüyle bakıyor, bunların yaşayışları ve tanrıyı sayma tarzları da onun sert hükümleri karşısında ayakta duramıyorlar. İnsanların kusurlarını sert sözlerle yüzlerine haykırıyor.) Hayatının çoğunu bir inziva halinde, halktan uzakta yaşamıştır.

Duvarlarla konuşmaya benzeyen resimlere tapmalar, bir pisliği başka bir pislikle temizleye yarayan kurban kesmeler, kan akıtmalar”

  • Doğa üzerine adlı eserinden anlaşıldığı kadarıyla dönemin dinsel görüşlerinden etkilenmemiş ve Ksenophanes’in aydınlanmacı tavrını sürdürmüştür. Miletli filozoflardan Anaksimandros’un maddenin apeiron’dan zıtlarla ayrılması gibi düşüncelerinden etkilenmiştir.

Okumaya devam et “Herakleitos”

Ksenophanes

iTunes / RSS

  • Ksnephones felsefe tarihinde gerek Miletli doğa filozoflarından gerekse de Pythagoras’tan farklı bir zihniyeti temsil etmektedir.
  1. Doğa filozoflarından farkı evrenin nasıl ortaya çıktığı gibi metafizik sorunları ile ilgilenmemektedir.
  2. Pythagorasçılar’ın dinsel fikirlerinden de pek etkilenmiş görünmemektedir. Bir şiirinde onun ruh göçü ile ilgili fikirleri ile dalga geçmektedir.
  3. O, Yunan düşüncesinde aydınlanma zihniyetini temsil eden ilk filozof olarak karşımıza çıkıyor. Bu aydınlanmanın mükemmel temsilcileri olan Sofistler gibi doğa sorunları ile değil, insan ve kültür sorunlarına ilgi duymaktadır. Bu sorunlara ilişkin sorunlarını da hiciv ile yapmaktadır. Hicvi genelde mitsel inanışlara olan Ksenhones, toplumsal-kültürel hayata reformist bir bakış açısına sahiptir.

Okumaya devam et “Ksenophanes”

Pythagoras (Pisagor) ve Pythagorasçılık

iTunes / RSS

YUNAN MİTOLOJİSİ VE DİĞER DİNLER

  • Homeros ve Hesiodos’un oluşturdukları antropomorfig din anlayışı Yunan dünyasının biricik dini değildi.
  • Yunan tanrılarına baktığımızda bunların, onların insan biçimli olduklarını görüyoruz. Bu tanrıların insan biçimli olmasının sebebini biraz araştıralım.
  • Antik Yunan tanrılar evrenini yaratan Homeros ve Hesiodos gibi insanlar bir bakıma toplumlarının elitleriydi. Varlıklı, zengin, kudretli, kendine güvenen, maddi ve fiziki imkanlara sahip olduğu için hayatı seven ve ondan kam alan insanlardı. Yarattıkları tanrılar da dünyanın efendileri olan kendilerinden başka hangi şekilde olabilirlerdi ki? İlyada’daki şu dizeler yaşadıkları hayattan ne kadar memnun olduklarını açıkça gösterecektir.

                 Hades’te yaşayan bir kral olmaktansa, bu dünyada
                En ağır şartlar altında yaşayan bir ırgat olmayı tercih ederim.

  • Bu dünyadan memnun olan soylu öleceğini bilmesine rağmen onunla pek ilgilenmez çünkü öteki hayat asla bu dünya hayatı kadar güzel ve renkli olmayacaktır.
  • Soylu kesim haricindeki yoksul ve sıradan halkın dini inancı ise birçok yönüyle farklılık arz edecektir. Bu farklılığı Hesiodos’un İşler ve Günler adlı eserinde görmekteyiz. Burada tabiri caizse köylü yaşamına dair öğütleri görmekteyiz ve yine bildiğimiz kadarıyla Hesiodos yaşadığı çağdan pek memnun değildir. Özellikle bu iki kesimin hayatı arasında farklılık alt tabakanın huzursuzluğuna neden olacak ve Thales hakkında yaptığımız programda bahsettiğimiz Solon yozlaşan üst tabaka ve alt tabakanın sorunlarına yönelik bazı reformlar yapmak gereği duyacaktır.

Okumaya devam et “Pythagoras (Pisagor) ve Pythagorasçılık”

Anaksimandros ve Anaksimenes

iTunes / RSS

ANAKSİMANDROS

  • Thales’in çağdaşı ve dostudur. (İÖ 610-547)
  • Matematikçi, devlet adamı, astronom, doğa bilgini, kartograftır (haritacı). Yunan’da ilk defa harita yapmaya teşebbüs etmiştir. Ardından bu haritanın kimi noktasına Miletoslu gezgin Hekataios düzeltmeler yapmıştır.

worldmap

  • Doğa üzerine (peri physeos) isimli bir eser kaleme almıştır. Eserine ait orijinal bir parçası bize kadar gelen ilk filozoftur.
  • Thales gibi ana maddenin, ilk ilkenin veya tözün ne olduğunu araştırır ve bunun Apeiron olduğunu söyler.

Okumaya devam et “Anaksimandros ve Anaksimenes”

Miletoslu Filozoflar ve Bilge Thales

MİLET FİLOZOFLARI

  • Miletoslular batı insanının bilimsel düşünmesinin başlangıcını oluşturan bir alan açacaktır.
  • Onların kimi var sayımlarını adeta çocukça bulurken, tarihsel bir bakış açısına sahip bir göz, burada gerçek bilimsel, tarafsız gözlemlere dayalı, nedensel bağlamları arayan düşüncenin tipik başlangıcını görür.
  • Önceki kuşakların bize aydınlattığı karanlıkları onlara kim aydınlatmıştı? Bizi esas hayrete düşüren o güne kadar sorulmamış soruları yalnızca ortaya atmaları değil, onları cevaplandırmaya çalışmalarıdır.
  • Grek düşününün doruk noktasını Sokrates’ten önceki filozoflarda göre Nietzsche bu büyük Miletoslu hakkında şöyle der: O, yadırgatıcı istekler tarafından uçarılığı ve çocuksuluğu engellenmediği sürece, tipik bir filozofun yazdığı gibi yazmaktadır; sözcüğü sözcüğüne yeni bir aydınlanmanın tanığı ve yüce düşünceler üzerinde duruşun ifadesi olan olağanüstü bir üsluba sahip hiyeroglifler halinde.
  • Onlar felsefe sorunlarını ilk defa fark etmekle, kavramakla kalmamışlar, üstelik içlerinde öylesine hissetmişlerdir ki, bu yakıcı sorunlara bir cevap, bir çözüm bulmayı kendilerine görev edinmişlerdir; buldukları çözümlerin doğruluğu ve bilgilerinin hakikiliği konusunda en ufak bir kuşkuya kapılmadıkları için de bunları yurttaşlarına -yazılı olarak- açıklamaktan çekinmemişlerdir.

Okumaya devam et “Miletoslu Filozoflar ve Bilge Thales”