Aristoteles: Siyaset (Devlet) Felsefesi

iTunes / RSS

Aristoteles’in konu hakkındaki eserleri: Nikomakhos’a Etik, Politika, Atinalıların Devleti

  • Politika ile etik insan için mümkün olan iyiyi gerçekleştirmek amacını taşırlar. Politikanın konusu toplum ve devlet olduğu ve bunlar bireyden daha büyük, onu içine alan şeyler oldukları için onlara ilişkin iyinin gerçekleştirilmesi daha önemli ve değerlidir.
    • “Her devlet bir tür topluluktur ve her topluluk belli bir iyiyi amaçlar. Çünkü insanlar her zaman iyi olduğunu düşündükleri bir şeyi elde etmek amacıyla eylemde bulunurlar. Şimdi bütün topluluklar şu ya da bu iyi şeyi amaçladıklarına göre toplulukların en üstünü ve hepsini içine alanı da en yüksek iyiyi amaç edinecektir.”
  • Aile veya köy insanın yaşamak ihtiyacını karşılayan küçük topluluklardır ve sadece yaşam değil, iyi yaşamı ancak siyasal toplulukta yani devlette elde edebiliriz.
  • Aristoteles insanlar bir araya getiren bağım sadece birbirlerine olan ihtiyaçları değil aynı zamanda insanda toplum halinde yaşamak yönünde doğal bir arzunun olduğunu düşünür. Yine de en önemli faktör bu çıkardır.

  • Aristoteles’in kastettiği “iyi yaşam”ı onun ahlak felsefesini incelerken gördüğümüz mutluluktur. Mutluluk ise ruhun erdeme uygun etkinliği olarak tanımlanmıştı. Bu erdemler de ahlaksal ve entelektüel erdemler olarak ayrılmıştı.
  • Siyasal topluluk da bu erdemleri gerçekleştirmek için gerekli ortamı ve imkânı sunacaktır bize.
  • Şimdiye kadar konuştuklarımızdan yola çıkarak Aristoteles’in devlet ve insan (topluluk) hakkında iki şey söylenebilir.
    • 1. Devlet, doğada var olan şeyler sınıfına giren doğal bir varlıktır.
    • 2. İnsan, doğası gereği, toplumsal/siyasal bir hayvandır.
    • Devleti olmayan kişi insan değildir; ya hayvandır ya da tanrı.
    • Devlet doğal ve gerekli bir kurum olması yanında aile ve insandan da önce gelir. Birey ve aile devlet aygıtının bir adeta organlarıdır ve devlet söz konusu değilse bu organlar kendi başına işlevsizdir.
  • Aristoteles, devleti onu oluşturan bireylerin iradeleri sonucu ortaya çıkan ve bir toplum sözleşmesinin ürünü olarak görmez. Bu yüzden o, devlete günümüz anlayışının ötesinde görev ve sorumluluklar yükler.
    • Devlet elbette bireylerin özgürlüğünü güvence altına alır.
    • Devlet çeşitli yollarla ve araçlarla yurttaşlarının erdemli ve mutlu olmalarını sağlayacak tedbirleri almakla yükümlüdür.
      • Gelir
      • Adalet
      • Eğitim
    • O devlet ve bireyin iyiliğini bir gördüğü için birini diğerinin üstünde görmez, bu haliyle modern çağın totaliter devlet anlayışından uzaktır.
  • Platon gibi Aristoteles de devletin doğru ve doğal formu site devletidir. İskender’in o hayattayken gerçekleştireceği imparatorluğa hiç ilgi duymaz. O, yurttaşların birbirini tanıdıkları, yönetime doğrudan katıldıkları, nüfus ve yüzölçümü küçük devletlerin uygun model olduğunu düşünür. Aristoteles’in kent devleti kendisinin doğa biliminde gördüğümüz dört neden ilkesine dayanır.
    • Maddi Neden: Belirli bir toprak parçası üzerinde ortak çıkar için yaşayan insanlar.
    • Formel Neden: Hukuk düzeni ve anayasadır. Devletin anayasası yurttaşları belli bir düzene sokan yazılı metindir. Yurttaşların yaşam kalitesini belirtir. Yöneticilerin görev ve sınırlarını çizer.
    • Fail Neden: Yöneticidir. Bu bir kişi (kral/tiran), bir grup kişi (aristokrasi/oligarşi) veya çoğunluktur (demokrasi/anayasal rejim)
    • Ereksel Neden: erdemli, iyi, adaletli, mutlu bir yaşam.
  • Aristoteles’in Platon’un devletinin ilkesi olan “birlik” anlayışına karşı çıkar. Platon’a göre bir devlette birlik ne kadar çok olursa devlet o kadar iyi olacaktı. Aristoteles bireyin aileden, ailenin devletten daha çok birlik içinde olduğunu ve devletin de bir aile olmadığını söyler. Devletin doğası çokluktur. Devleti oluşturan çok sayıda ve farklı niteliklerde insan vardır.
  • Aristoteles’in birlik eleştirisi özel olarak Platon’un devletindeki mülkiyet, kadın ve çocukların ortaklığına yöneliktir. Herkesin malı kimsenin malı değildir diyebileceğimiz anlayışla kurulacak bu birliktelik anlayışı ortak şeylere gösterilen ilgiyi azaltacaktır. Aynı zamanda bu ortaklık, insanlar arasında sevgi bağlarının kurulmasını engelleyecek ve suç oranlarını artıracaktır.
  • Aristoteles mülkiyetin belli bir noktaya kadar ortak olması ama kural olarak özel olması gerektiğini düşünür. Mülkiyet özel kişilerde kalmalıyken kullanımı ortak olmalıdır.
  • Kabaca ortak mülkiyet sisteminde çalışanların adil olarak ücret almadıkları yönündeki şikayetler, insanın doğal olarak bir şeye sahip olmaktan haz duyması ve insanların dostlarına, misafirlerine ikramda bulunmak için belirli ölçüde malı ve serveti bulunmalıdır.
  • Aristoteles özel mülkiyete ekonomik açıdan değil de ahlaki açıdan bakmıştır. Yoksa özel mülkiyet günümüz liberalleri tarafından çok daha farklı şekilde savunulur.
  • Aristoteles Politika eserinin III.Kitabından siyaset felsefesinin temel değerlerine değinir. Bunlar: Ortak çıkar, adalet, erdem ve liyakat olacaktır.
  • Erek bilimsel yöntemle politika incelendiğinde amacın iyi yaşam olduğunu görüyoruz. İyi yaşamı açıklamak için ele alınan ilk konu Ortak Çıkar olacaktır. Buna göre politik toplumun amacı onu meydana getiren insanların ortak çıkarını sağlamaktır.
  • Aristoteles ortak çıkar kavramı yerine çoğu durumda adalet kavramını kullanır. Özgür yurttaşlar topluluğu olan bir devlette adil bir yasa toplumun ortak yararına hizmet eden bir yasadır veya adil yönetici kendi çıkarını değil toplumun çıkarını gözeten yöneticidir.
  • Aristoteles’e göre topluluklar arasındaki farklar amaçlarında değil yapılarındadır. Bunu açıklamak için de farklı yönetim biçimlerini sıralamıştır. Ona göre yöneten kişilerin sayılarına göre belirlenmiş iyi veya doğru ve kötü olarak üçer türlü rejim vardır. Doğru rejimleri krallık (monarşi), aristokrasi ve siyasal yönetim (cumhuriyet); yanlış rejimler: tiranlık, oligarşi ve demokrasi.
    • “Sapkın yönetim biçimlerinde iletişim yolu kapalıdır, halkın çıkarları gözetilmez”
  • Aristoteles bu yönetim biçimlerini ayırıp izah ettikten sonra oligarşi ve demokrasinin adaleti nasıl tanımladıkları konusuna eğilir.
  • Aristoteles eşitlere eşit, eşit olmayanlara eşit olmayan şekilde davranılmasının adalet olduğu düşüncesi konusunda dönemin genel düşüncesine uygun şekilde düşünmektedir. Fakat sorun eşit olanla olmayanın nasıl ayrılacağıdır.
    • Oligarşide eşitlik servet ile belirlenirken demokraside eşitlik özgürlükle belirlenir.
    • Aristoteles her iki görüşe de karşıdır. Ona göre politik toplumun ilkesi olan “iyi yaşam” bu iki düşünce ile sağlanamaz. Devletin amacı hayattır. Devlet mutlu e onurlu bir hayat demek olan mükemmel ve kendine yeterli bir hayat için aile ve köylerin bir araya getirdikleri bir birliktir. Devlet sadece yaşamak değil, soylu eylemlerde bulunabilmek için de vardır. Bu topluma en fazla katkıda bulunanlar devlet yönetiminde daha fazla hakka sahiptirler. Liyakat.
  • İktidarın kaynağı ancak onun amacıyla meşrulaştırılabilir. İktidarın amacı toplumun iyiliği ve mutluluğudur. Bu amacı kim en fazla yerine getirebilecek niteliklere sahipse o iktidar olmalıdır. Yönetim biçimi önemli değildir, önemli olan iktidar isteyen kişi veya kişilerin toplumun amacı olan mutluluğa erişmek için gereken liyakate sahip olup olmamalarıdır.
  • Aristoteles’in temel ahlaki kavramı özgürlük değil erdemdir, eşitlik değil liyakattir.
  • Platon’un filozof kralı en çok tercih edilecek yöneticidir ama böyle birinin bulunması çok nadirdir. Soylular yönetimi olan aristokrasi için de benzer düşüncededir. Geriye siyasal yönetim (politeia, cumhuriyet) kalmaktadır.
    • “Politik egemenlik için gerekli olan erdem konusunda üstün bir topluluk meydana getirmeye doğası bakımından yetenekli olan bir halka uygun olan rejim, krallıktır. Sahip oldukları erdemleri kendilerini politik görevlere yetenekli kılan insanlar tarafından özgür insanlar olarak yönetilmeye rıza gösteren bir halk için uygun rejim aristokrasidir. Mali bakımdan varlıklı olanlara liyakatlerine göre görev veren bir yasa uyarınca sırayla yönetme ve yönetilmeyi kabul eden savaşma yeteneğine sahip bir çoğunluğun bulunduğu yerde ise uygun rejim anayasal yönetimdir.”
    • (i) Aristoteles cumhuriyetin öncüsüdür.
  • En kötü rejimlerin sıralaması da tiranlık, oligarşi ve demokrasidir. 4.yy Yunanistan’ında iktidar mücadelesinin oligarşi ve demokrasi taraftarları arasında olduğu göz önüne alınırsa Aristoteles’ten kısmi bir demokrasi savunması beklemek doğru olacaktır.
  • Aristoteles bir demokrasi taraftarı değildir. Bununla birlikte onun lehine birtakım gerekçeler ileri sürülebileceğini kabul eder.
    • Sıradan insanlardan meydana gelen bir topluluğun, topluluk olarak, iyi insanlardan meydana gelen bir azınlıktan daha iyi olabilir veya daha doğru kararlar alabilirler. Yine de sıradan insanlara devlet içinde verilecek görevler yönetici görevleri olmamalıdır.
    • Çoğunluğun yönetim dışında bırakılması onları sisteme düşman eder. Bu yüzden onları yasama ve yargının çeşitli kademlerine yerleştirmek uygun olacaktır.
  • Aristoteles’in uygun yönetim biçimi olarak gördüğü anayasal yönetim, oligarşi ile demokrasi karışımı olarak nitelenebilecek bir sistemdir ve demokrasiden daha çok öğe alır. Buna göre:
    • Yönetenler çoğunluk (halk) olacaktır ancak belirli bir geliri olan orta sınıf halk.
    • Yönetenlerin savaşma kabiliyetine sahip olması, dolayısıyla savaşmak için gereken ağır zırhları satın alabilecek ekonomik güce sahip olması gerekir.
    • Orta sınıf ayrıca onun ahlak öğretisinin temel kıstası olan “orta nokta” prensibine de uygun düşmektedir. Şehirler zengin-orta-fakir kesim olarak üç farklı sınıftan oluşmaktadır ve gerek yetenekleri gerek bulundukları konum itibariyle orta sınıf yönetime en uygun kesimdir.
      • “O halde en iyi politik topluluğun orta sınıfın yurttaşlarından meydana geleceği ve orta sınıfın geniş, mümkünse diğer iki sınıfın toplamından veya her halükârda onların her birinden daha güçlü olduğu devletlerin en iyi yönetilmelerinin muhtemel olduğu açıktır.”
    • Orta sınıfı güçlü olmayan toplumları veya devletleri bekleyen en büyük tehlike ise sürekli bir istikrarsızlık ve devrim ortamıdır.
  • Aristoteles’e göre politika biliminin ödevi sadece en mükemmel rejimi incelemek değildir; bütün rejimleri incelemektir. Platon gibi ilgisini sadece ideal devlete yöneltmemiştir. Bu ideal rejimler mükemmel fikirlerin ürünleri olsa da uygulanması da aynı derecede imkansızdır. Bu yüzden politika yazarının ilgilenmesi konular:
    • Anayasanın neliği, türleri, uygunluğu ve yasalarla ilişkisi
    • Devletin kurumları
    • Devleti oluşturan unsurlar, sınıflar
    • Anayasal rejimlerin sürdürülmesi için gerekli düzenlemeler.
  • Buna göre anayasa bir devlette yetki içeren görevlerin, egemenliğin düzenlenmesi ve her topluluğun gerçekleştirmeyi amaçladığı hedefin belirlenmesi için benimsenen organizasyon biçimi olarak tanımlanır.
    • Farklı sınıfların sahip oldukları güce uygun olarak devlet görevlerinin düzenlenmesidir.
    • Siyaset bilimi incelemelerinde ilk yapılan şey siyasal düzen sıralamasıdır, nitekim Aristoteles de benzer bir yöntem izler. Böyle bir düzenleme ilk olarak Herodotos tarafından yapılmıştır. Fakat siyasal düzen sınıflamasını ilk olarak Aristoteles gerçekleştirmiştir. 158 devletin anayasalarını inceleyerek bu çalışmayı yapmıştır. Kendisinin en belirgin karakteristik özelliklerinden biri de karmaşık olana düzen verme becerisi ve soyutlama yeteneğidir.
  • Yasalar, yöneticilerin kendilerine göre devleti yönettikleri ve yurttaşların çiğnemesine izin vermedikleri kurallardır. Yasalar, anayasaya göre yapılmalıdır.
  • Sınıfların sahip oldukları güçler anayasaya göre belirleneceğine göre, sınıfların türüne, güçlerine ve aralarındaki ilişkiye göre farklı anayasalar, rejimler ortaya çıkacaktır.
    • Burada yurttaşları görevleri veya gelir durumuna göre sınıflara ayırır. Bu sınıflar çiftçiler, tüccarlar, işçiler, askerler, yargıçlar, yöneticiler gibi çeşitli şekillerde ele alınır.
    • Sınıflara ayrılan halkın uygulayabileceği rejimler tartışılarak rejimlerin sorunları tartışılır.
  • Aristoteles Politika’nın IV. kitabının 14. Bölümünde devletteki kuvvetler ayrımına değinerek bunları yasama, yürütme ve yargı olarak üçe ayırır.
    • Yasama: Kamusal işleri müzakere etme ve karara bağlama işleri. Bunlar savaş/barış kararı alma, ölüm, sürgün gibi cezaların verilmesi ve yargı mensuplarının atanması ve bunların yapılma yöntemleri.
    • Yürütme: Devlet makamlarının görevlerini, yetkilerini ve atanacakların belirlenmesi. Görevlilerin nasıl seçileceği, görev süresi gibi yöntem sorunları tartışılır.
    • Yargı: Mahkeme türleri, yargıçların özellikleri ve seçimleri tartışılır.
  • Solon’un 7.yy’da Atina’da gerçekleştirdiği siyasal reformların sebebi Yunan sitelerinin üzerinde Demokles’in kılıcı gibi sürekli devrim tehdidi ve huzurun sağlanamamasıydı. Aristoteles de bu sorun eğilerek devrimleri, sebeplerini ve önleme yöntemleri üzerinde araştırma yapar ve bunları Politika’nın V. Kitabında yazar.
    • Siyasal rejim tiranlık bile olsa devrimleri önlemeye uygun siyasal bilgeliğe uygun önerilerde bulunmuştur.
    • (i) Bu öneriler İslam dünyasında Hükümdarlara Öğütler, Siyasetname adıyla yazılacak kitaplara da bolca malzeme içerecektir.
    • O, Yunan sitelerinin tümünde kuytuda bekleyen devrim tehlikesinin, devrimci ruh halinin temelinde adalet hakkında yanlış, tek yanlı veya abartılmış anlayışları görmektedir. Her grup kendisinin haklı olduğu düşüncesiyle yönetimi ele geçirmek için devrim yolunu seçmektedir.
    • Aristoteles, her devrimin temelinde bir devrim psikolojisi yattığı düşüncesindedir.
      • “Aşağıda bulunanlar eşit olmak için, eşitler ise üstün olmak için ayaklanırlar. İşte devrimlere yol açan zihin hali budur.”
    • Devrimlerin nedenleri:
      • Maddi kazanç elde etmek için ya da şeref kazanma arzusu
      • Şeref (mevcut konumu) kaybetme veya kendilerine haksızlık edecekleri korkusu.
      • Yöneticilerin yurttaşları aşağılaması (oligarklar)
      • Yurttaş sınıfları arasında orantısız büyüme (zenginleşme)
      • Seçimlerde hile yapma
    • Nedenler sıralandıktan sonra devrimlerin rejimlerde nasıl ortaya çıktığı ve yine rejimlere uygun olarak yapılması gerekenler incelenir.
      • Devlet yönetiminin bir kazanç kaynağı olarak kullanılmaması
      • Yöneticilerin anayasaya aykırısı hareket etmelerinin önlenmesi
      • Yöneticilerin görev sürelerinin fazla uzun tutulmaması
      • Kamu görevlilerinin ellerinde fazla güç bulunmaması
      • Tek bir kişi, aile veya toplumun bir kesiminin olağanüstü bir şekilde zenginleşmesinin önüne geçilmesi
      • Yöneticilerin niteliklerinin uygun, niceliklerinin yeterli olması, az veya çok olmaması
      • Yurttaşların uygun eğitimini sağlanması
    • Politika’nın son iki kitabı Yunan siyaset felsefesine uygun olarak ideal bir sitenin nasıl olması gerektiği konusuna ayrılmıştır.
      • İdeal devletin koşullarını da fiziksel gereklilikleri ele alarak başlar. Bunlar yurttaşlar, yerleşim yeri, yurttaşlar arasındaki iş bölümü, kamu kurumları ve ticarete ilişkin fiziksel şartlardır.
        • Platon gibi az (yeterli) nüfuslu site devleti en uygun formdur.
        • Farklı işleri yapacak sınıfların uygun oranında meydana gelen bir site doğru sitedir.
        • Devletin yurttaşları (Yunan) zeki, becerikli, cesur ve irade sahibi olmalıdır. Onlar tek bir devlet olsalar bütün dünyayı yönetebilecek kapasitededirler.
          • Çiftçiler, tüccarlar, sanatçılar sitenin var olması gereken grubudur ama sitenin parçası değillerdir.
          • Askerler, bürokratlar ve yargıçlar sitenin bizatihi kendileridir.
          • Mülkiyet yönetici sınıfında olacak, işletmesinde köleler ve çiftçiler ve işçiler kullanılır. Gençlerin gücü, yaşlıların bilgeliği vardır.İnsanlar gençken işçi, savaşçı; yaşlandığında yönetici, daha da yaşlandığında din işleri ile ilgilenirler.
          • Bir şehrin iyi ve erdemli olması, o anayasayı paylaşan insanların iyi ve erdemli olmasına bağlıdır. Erdemi kazandırmanın yolu da iyi eğitimdir.
          • Onun eğitimden anladığı şey, yurttaşların yurttaş olarak eğitimidir; yurttaşlık eğitimidir.
            • Eğitim teorik ve pratik eğitimden oluşur.
            • Eğitim, aileye bırakılmayacak kadar önemli ve ciddi bir iştir. Kamuya bırakılmalı ve herkes eşit eğitim almalıdır.
            • Genel olarak ahlakçı, tek biçimci, devletçi bir bakış açısı vardır.
            • Hocası Platon gibi insanların evlilikleri, çocuk yapmaları, cinsel ilişki zamanları, hangi çocukların yetiştirilip hangilerinin ölüme terk edileceği gibi konuları da inceler.

ÖZET

  • Aristoteles bize en iyi yönetim olarak karma düzen verir. Demokrasi ve Oligarşi karışımıdır Politeia.
  • Yasaların yol gösterici olarak kabullenildiği sistemdir. Yasa tutkudan arınmış zekadır. Yasa, aşırılıkların törpülendiği, ortalamanın dile geldiği yerdir.
  • Ilımlı bir siyaset anlayışı hakimdir. Politeia ne tek kişinin ne bir azınlığın ne de çoğunluğun kölesi yapar seni.
  • Orta sınıfa dayanan siyasal bir düzendir. En önemli anayasa kurucular orta sınıftan çıkar.
  • Kuvvetler ayrılığı düşüncesini ima eder.
  • En iyi iktidar, iktidarı oluşturan farklı sınıflardan olmalıdır. İktidar farklı kişiler değişik kurumlar arasında bölüştürülmesi. Egemen gücün sınırlarını belirmek en önemli problemdir.

KAYNAK:

  • Ahmet Arslan, İlkçağ Felsefe Tarihi 3. Citl
  • David Ross, Aristoteles

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s