Aristoteles: Metafizik (Teoloji)

  • Platon ve Aristoteles’in tanrı öğretileri ilkçağ ve orta çağ Hristiyan (Agistinus, Thomas) ve İslam (Farabi) felsefelerinde etkili olmuşlardır.
  • Aristoteles, tanrı hakkındaki öğretisini herhangi özel bir eserden ortaya koymamıştır. Fizik VIII ve Metafizik XII 7 ve 9 bölümlerinde konuya ilişkin fikirleri bulunmaktadır. Tanrı, fizik kitaplarında fiziksel olarak ilk hareket ettirici olarak kanıtlanmaya çalışılırken, metafizik kitaplarında onun özünün ne olduğu konusuna eğilmiştir.
  • Fizik kitabında evrende hareketler olduğu, bu hareketlerin birer hareket ettirici gerektirdiği ve özet olarak bu hareket ettiricinin ezeli-ebedi, uzamsız, madde-dışı, hareketsiz bir ilk hareket ettirici gerektirdiğini ifade eder. Bu kanıtlama sırasında sık sık madde, zaman, süreklilik, yer, sonsuzluk gibi fiziğin temel kavramlarını kullanır. Buna göre hareketin ezeli olduğu, ezeli hareketin ezeli bir madde gerektirdiği ve dolayısıyla evrenin ezeli olduğu sonucuna ulaşılır.

  • Aristoteles evrenin zamanda meydana geldiğini görüşünü kesinlikle paylaşmaz. İlk Yunan filozoflarının bazılarının düşündüğü gibi tanrının kaosu kozmos haline getiren, kendisinden bağımsız olarak var olan maddeye şekil ve düzen kazandıran bir varlık olduğunu da kabul etmez.
  • Aristoteles, Tanrının doğasının evrende varlığını gördüğümüz bütün faaliyetler içinde onların en yükseği olan düşünme, akıl faaliyeti olduğunu söyler. Fakat bu onun bilgi felsefesinde gördüğümüz dedüktif bir akıl yürütme değil, nesnesini zaman dışı bir biçimde, doğrudan ve bütünüyle kavrayan sezgisel bir akıl, sezgisel düşüncedir (noesis) bu. Duyular ve hayal gücünden mutlak anlamda bağımsız, salt fiildir bu düşünce ve hiçbir biçimde madde veya kuvve içermez.
  • En yüksek düşüncenin konusu elbette en yüksek varlık olan tanrıdır.
    • “Özü gereği düşünce, özü gereği en iyi olanı, en yüksek düşünce de en yüksek iyiyi konu alır. Akıl, akılsalı kavrarken kendini düşünür. O halde tanrısal düşüncenin düşündüğü şeyin onun kendisi olması gerekir. Çünkü o var olan en mükemmel şeydir ve onun düşüncesi, düşüncenin düşüncesidir.”
  • Tanrı özü itibariyle hem düşünendir hem düşünülen hem de düşüncedir. O hem akıllıdır hem akılsaldır hem de akıldır.
  • Tanrı düşünce olduğuna göre aynı zamanda hayattır. Hayat ve canlılık bir faaliyet, faaliyetlerin en yücesi de düşünce olduğuna göre ve tanrı da bizatihi düşünce olduğuna göre hayattır. Aristoteles tanrıyı hayata sahip olan bir varlık olmak yerine hayatın kendisi olarak tanımlar.
  • Aristoteles mutluluğu bir canlının doğasını gerçekleştirmesinde bulur. O halde doğasını en yüksek perdeden gerçekleştiren tanrı en yüksek mutluluğa da sahiptir.
  • Aristoteles’e göre tanrı Hristiyan ve İslam’ın tanrısı gibi evrenin veya insanın yaratıcısı değildir. Maddenin ve formun ezeli olduğunu görmüştük zaten. Tanrı en dış küreye, evren küresine ilk hareketi veren bir ilk hareket ettirici olarak kabul edilmektedir.
  • Bu ilk hareketin zamanda ortaya çıktığı, dolayısıyla evrenin zamanda varlık gelmiş olduğu sonucunu çıkarmamamız gerekiyor bu durumda. Aristoteles’te tanrının evrene önceliği zamansal bir öncelik değil mantıksal veya mevki bakımından bir önceliktir.
  • Tanrı, ezeli ebedi evrenin, ezeli ebedi hareketinin, ezeli ebedi kaynağı olan varlıktır ve bu anlamda evrenden önce gelir. Yoksa evrenin temel unsurları olan madde, form ve hareketin her üçü de tanrı kadar ezeli ebedidir.
  • O halde tanrının evreni yaratmasının söz konusu olmaması ona herhangi bir anlamda varlık veren bir ilke olmaması anlamına gelir. Aristoteles’te tanrı ne deist anlamda evrenin yaratıcısıdır ne de panteist anlamda evrenin varlığının kaynağıdır.
  • Tanrı evrenle ilgilenmez, bilmez bile. Eğer tanrı bu dünyaya aşkın, bu dünyayı yaratmayan ve bilmeyen, dolayısıyla onunla ilgilenmeyen bir varlıksa, ona yapılan tapınmaların, yöneltilen duaların bir anlamı olmayacağı da açıktır.
  • Gözün görmekten haz duyduğu veya mutlu olduğu için bencil bir varlık olduğunu söylemek ne kadar doğruysa, tanrının da kendisini temaşa etmesi ve bundan mutlu olmasından ötürü bencil olduğunu ileri sürmek o kadar doğrudur Aristoteles’e göre. Bu onun doğası.
  • Eğer tanrıyı bir mükemmellik örneği veya ideali olarak alır ve bu idealin, bu tanrısal mükemmelliğin ve tanrısal mutluluğun insan tarafından taklit edilmesinin mümkün ve yararlı olduğunu söyleyebiliriz. Nitekim Aristoteles’in de böyle bir yorum eğilimde olduğunu eserlerinde görebiliyoruz. Mesela Aristoteles kozmolojisine baktığımız zaman ay-üstü alemdeki göksel varlıkların tanrıya mümkün olduğunca yaklaşmak ve tanrısal fiili taklit etmek istemektedirler.
  • İnsanın amacı mutluluk olduğuna göre, düşünmede mutluluğu bulmak konusunda tanrı pekala taklit edilebilir, edilmelidir.
  • Bu taklit bize aynı zamanda evrenin işleyişi hakkında bilgi de vermektedir. Tanrının hareket etmeyen hareket ettirici olduğunu söyledik. Bu en dış küredeyken diğer küreleri hareket ettiren bir fail değildir. Diğer kürelerin tanrıya benzemek için yaptığı hareketlerdir. Böylelikle tanrı, evrenin ereksel nedeni olarak karşımıza çıkar. Bu hareketler evrendeki işleyişi, gök cisimlerinin konumları, etkileri, dünyadaki değişimleri, günler, mevsimler gibi etkiler doğuracaktır ama bunlar artık felsefenin değil kozmolojinin konusu olacaktır.

Aristoteles: Metafizik (Teoloji)” üzerine 3 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s