Ksenophanes

iTunes / RSS

  • Ksnephones felsefe tarihinde gerek Miletli doğa filozoflarından gerekse de Pythagoras’tan farklı bir zihniyeti temsil etmektedir.
  1. Doğa filozoflarından farkı evrenin nasıl ortaya çıktığı gibi metafizik sorunları ile ilgilenmemektedir.
  2. Pythagorasçılar’ın dinsel fikirlerinden de pek etkilenmiş görünmemektedir. Bir şiirinde onun ruh göçü ile ilgili fikirleri ile dalga geçmektedir.
  3. O, Yunan düşüncesinde aydınlanma zihniyetini temsil eden ilk filozof olarak karşımıza çıkıyor. Bu aydınlanmanın mükemmel temsilcileri olan Sofistler gibi doğa sorunları ile değil, insan ve kültür sorunlarına ilgi duymaktadır. Bu sorunlara ilişkin sorunlarını da hiciv ile yapmaktadır. Hicvi genelde mitsel inanışlara olan Ksenhones, toplumsal-kültürel hayata reformist bir bakış açısına sahiptir.

  • Kendisi hakkında çok az bilgi sahibiyiz. Aristoteles de ondan bahsederken hakkında çok az şey bilinmesinden bahseder. Yine de 25 yaşından itibaren 67 yıllık bir gezgin hayatı yaşadığını biliyoruz. Tahminler İÖ 570-478 yıllarında yaşadığı yönündedir. Anaksimandros’un çağdaşıdır.
  • Bir rhapsody değil, kendi şiirlerini okur gezermiş ve fakir bir hayat yaşamıştır. Onu filozof denip denmemesi bile tartışmalıdır. Yazdıklarından en azından felsefi bir ruha sahip olduğu söylenebiliyor.
  • Öne çıkan ilk özelliği antropomorfig tanrı anlayışına karşı çıkışıdır. Bununla kalmayıp kendi öğretisini geçirmeye çalışmıştır.

Homeros ve Hesiodos tanrılara, insanlar arasında ne kadar ayıp ve kusur varsa hepsini yüklemişlerdir: Hırsızlık, zina ve birbirlerini kandırma. İnsanlar tanrıların kendileri gibi doğmuş olduklarını ve kendilerininkine benzeyen elbiseleri, sesleri ve biçimleri olduğunu sanmaktadırlar. Evet, eğer öküzlerin, atların ve aslanların elleri olsaydı ve onlar elleriyle insanlar gibi resim yapmasını ve sanat eserleri meydana getirmesini bilselerdi, atlar tanrıların biçimlerini atlarınkine, öküzler öküzlerinkine benzer çizerlerdi ve onlar her birine de kendi türlerine uygun bedenler verdirirlerdi. Habeşler tanırlarının kara ve basık burunlu, Trakyalılar ise mavi gözlü ve kızıl saçlı olduklarını söylerler.

  • Homeros’çu çok tanrıcılığa karşı olan Ksenhones, insan biçimli tanrılara itiraz ediyor. Sadece görüntü değil, tanrıların insanlar gibi ahlaksızlık yapmasına da karşıdır. Ona göre tanrı, mükemmel olandır.
  • Bu ifadeler aynı zamanda 19.yy.da moda olacak düşüncenin de ilk örneğidir: İnsanları tanrılar yaratmış değildir, insanlar tanrıları yaratmıştır.
  • Ksenophanes tanrıtanımaz değildir. Şu sözlerden bunu iyi anlıyoruz.

Tanrılar ve insanlar arasında en büyük olan ne biçim ne düşünce bakımından insanlara benzer olmayan tek bir Tanrı. O tümüyle göz, tümüyle düşünce, tümüyle kulaktır. Hiçbir zorluk çekmeksizin her şeyi zihnin gücüyle yönetir. En ufak bir hareket yapmaksızın her zaman aynı yerde durur ve ona benzer bir tarafa bazen başka bir tarafa gitmek yakışmaz. 

  • Onda yine Müslüman tanrısı gibi tek tanrıcı bir tanrı anlayışı da yoktur. Henüz “yaratma” kavramı ya da yaratıklardan farklı madde-dışı doğaya sahip bir tanrı kavramı mevcut değildir. Burada daha çok tanrıyı evrene özdeş kılmaktan bahsedebiliyoruz. Panteist.

Ruhumu ne yana çevirdiysem hep tek ve aynı evrensel varlığı buldum karşımda. Ebedi ve boşlukta duran evren ise bana tek ve bir cins olan bir varlığı gösterdi her zaman.

  • Aristoteles onu Elea okulunun kurucusu olarak tanıtıp, varlığın bir olduğunu ilk söylenen o olduğunu aktarır. Ksenophanes’in aynı zamanda tanrıyı küre şeklinde bir varlık olduğunu aktarır.
  • Ksenophanes sporcuları da eleştirir ve sporun ve beden güzelliğinin bir işe yaramadığını söyler.

Geleneksel spor müsabakalarında başarıdan başarıya koşan ve yurttaşları tarafından saygı gören bir kimse yine de benden değerli değildir. Çünkü benim bilgeliğim, erkeklerin kaba gücünden ve atlardan daha yararlıdır. Bu kült her çeşit manevi esastan yoksundur. Bu nedenle kaba güce yetkin bilgelikten daha çok değer vermek büyük bir haksızlıktır. Halk arasında yetenekli bir yumrukçu olarak temayüz eden, müsabakalarda özel bir güç belirtisi sayılan ayağına tez olmasıyla ya da pentatlonda, güreşte kendini gösteren bir kimse, bu yüzden kentin refahına herhangi bir katkıda bulunmuş sayılmaz.

  • Memleketi Kolophon halkına lafları vardır: (izmir-selçuk arasında bir yer) (memleketinden sürülür ve sicilya’ya gider)

Eskiden yaşayışları sade idi
Boş gösterişliliği öğrendiler Lidyalılardan
O iğrenç tiranlık ortada yokken
Giderlerdi toplantıya her yanı erguvani giysiyle
Birkaç kişi değil bini birden
Kurula kurula, süslü saçlarla övünerek
Pahalı yağlar, kokular sürünerek

    • Hakikate ilişkin sözleri de anlamlıdır.

Tanrılardan hakikati ve de yer yer yüzündeki her şeyi öğrenen olmadı ve olmayacaktır da. Çünkü insan bir kez doğruyu tam tuttursa bile yine de öyle olduğunu bilmeyecektir. Bize düşen sadece vehmetmektir.

Ksenophanes” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s