Miletoslu Filozoflar ve Bilge Thales

MİLET FİLOZOFLARI

  • Miletoslular batı insanının bilimsel düşünmesinin başlangıcını oluşturan bir alan açacaktır.
  • Onların kimi var sayımlarını adeta çocukça bulurken, tarihsel bir bakış açısına sahip bir göz, burada gerçek bilimsel, tarafsız gözlemlere dayalı, nedensel bağlamları arayan düşüncenin tipik başlangıcını görür.
  • Önceki kuşakların bize aydınlattığı karanlıkları onlara kim aydınlatmıştı? Bizi esas hayrete düşüren o güne kadar sorulmamış soruları yalnızca ortaya atmaları değil, onları cevaplandırmaya çalışmalarıdır.
  • Grek düşününün doruk noktasını Sokrates’ten önceki filozoflarda göre Nietzsche bu büyük Miletoslu hakkında şöyle der: O, yadırgatıcı istekler tarafından uçarılığı ve çocuksuluğu engellenmediği sürece, tipik bir filozofun yazdığı gibi yazmaktadır; sözcüğü sözcüğüne yeni bir aydınlanmanın tanığı ve yüce düşünceler üzerinde duruşun ifadesi olan olağanüstü bir üsluba sahip hiyeroglifler halinde.
  • Onlar felsefe sorunlarını ilk defa fark etmekle, kavramakla kalmamışlar, üstelik içlerinde öylesine hissetmişlerdir ki, bu yakıcı sorunlara bir cevap, bir çözüm bulmayı kendilerine görev edinmişlerdir; buldukları çözümlerin doğruluğu ve bilgilerinin hakikiliği konusunda en ufak bir kuşkuya kapılmadıkları için de bunları yurttaşlarına -yazılı olarak- açıklamaktan çekinmemişlerdir.

  • Sokrates öncesi evre iki döneme ayrılır.
  1. İÖ 600-450: Filozofların meteoroloji, astronomi, fizik sorunlarıyla birleştirerek metafiziğin sonuncu ve de karmaşık sorunlarına kattıkları doğa, yani evrenin doğası, makro evren felsefesinin başat nesnesini oluşturur.
  2. İÖ 450-390: Sofistler dönemi: Düşünen, isteyen, davranan bir varlık olarak hem birey hem de toplum üyesi olarak insan tüm dikkatleri üzerinde toplar.
  • Özellikle ilk dönemin bilimsel ve felsefi olarak yeniliği bilme arzusundaki farklılıktı. Mesela Mısır ve Mezopotamya’da da matematik, geometri ve astronomi vardır ama bunlar tamamen pratik amaçlar için kullanılan araçlar olmasıdır. Mısır geometrisinin temel amacı Nil taşkınlarından sonra tarlaların yeniden ölçülmesi oluştururken, Babilliler göksel olayları astrolojik sonuçlar çıkarmak için izliyordu. Yunan’da yeni olan bunları gündelik kaygıların üzerinde yükselen, çıkar gözetmeyen, bilme arzusunu doyurmaya yarayan, olayları akılcı ve sistemli bir düzenlemek, şümullü kavram ve genel münasebetlerle temellendirmek ihtiyacını hisseden bir ihtiyaçtan ötürü gerçek anlamda bilimi kurabilmişlerdir. Bu nitelikler ise felsefi zihniyetin nitelikleri olup Yunan biliminin Yunan felsefesiyle olan yakın bağlarının onun özelliğini oluşturduğuna işaret etmektedir.

NASIL ÇALIŞIYORUZ

  • Pre-Socratic dönem filozoflarından hiçbirine ait -kendi yazdıkları- kitaplar elimizde yok.
  • Onlar hakkında bildiğimiz kaynaklar, onlar hakkında yazmış olanlara dair bilgilerden oluşmaktadır.
  1. Thales hakkında bildiğimiz şeyler Aristotles’in aktardıklarından oluşur.
  2. Anaksimandros ve Anaksimenes’e ait bilgilerin kaynağı da çok daha sonra, İS.3.yy’da yaşamış Hyppolitus isimli bir papazın “Sapkınlıkları yalanlama” adıyla çıkardığı ve Pagan felsefesini yalanlamak, kötülemek ve insanları Hristiyanlığa davet için yazdığı bir kitaptır. İroninin ironisi, şu an bu kitap bizim Pagan filozoflar hakkındaki en önemli kaynaklarımızdan birisidir.
  3. Örnek olarak arkeoloji çalışmaları yapılırken kullanılan bir yöntem, yıkıntı, harabe diyebileceğimiz eski yapıların bulunması, kurtarılan parçaların başka bir yerde yeniden bir araya getirilerek orijinalinin neye benzediğini görmek. Bunu yaparken dönemin mimarisi gibi bilgilerden faydalanılıyor. Bu yaklaşım genel olarak metinler için de geçerlidir. Bulunan metinler elden geçiriliyor ve teorilerin bakışı ile anlamlandırılıyor, yeniden çıkarılmaya çalışıyor. Biz de metinleri yeniden oluştururken iki kaynak kullanılır.
  4. Fragmanlar: Gerçek alıntılar, aktarımlar (A)
  5. Testimonia: Yorumlar, özetler, raporlar vb. (B)

Fragmanlar yeniden bir araya getirilirken testimonialar kullanılır; çünkü onlar metinler hakkında genel bilgiler verebiliyorlar.

  1. Fragmanlar iki alman felsefe tarihçisi tarafından bulunarak düzenlenmiştir. Bunlar
  2. Hermann Alexander Diels
  3. Walther Kranz

Bunlar DK numaralını oluşturanlardır.  Örnek: Herakleitos B50

THALES

  • Thales (624-546) Solon ve Lidya kralı Karun’un çağdaşıdır. Tüccar, devlet adamı, mühendis, matematikçi ve astronomdur. Hiçbir hocası yoktur. “Kendini tanı” sözü onundur.
  • İlk dönem Helen filozoflarının canla başla kendini verdikleri ilk sorun dünya sorunu: dünyanın asıl temel maddesi nedir? Bunun nedeni, bunların ruh gözlerinin pek çeşitli görünen dünyayı daha o zaman bir birlik, bir bütün olarak görmesiydi.
  • Thales suyu alıyor ve bunun içinde tanrısal yaratma gücünün, mıknatıs taşındaki çekme kuvveti gibi bir hayat gücünün bulunduğunu düşünüyor. (Mıknatıs taşının ve kehribarın canlı olduğunu sanıyor) (canlı maddecilik, hylozoism – cansız madde kavramı yoktur)
  • Her şeyin tanrılarla dolu olduğunu söyleyen Thales için dünyada tanrısal olmayan hiçbir şey yoktur.
  • Aristoteles: İlk olarak felsefe ile uğraşanların çoğu bütün nesnelerin ilk temelinin yalnız madde şeklinde olduğunu sanıyorlar; kendisinden var olan bütün şeylerin çıktığı ve ilk olarak ondan meydana geldiği ve yok olarak sonunda ona döndüğü şey -temel varlık olduğu gibi kalıyor, yalnız halleri değişiyor- öğe diyor, bunun var olanların ilk başlangıcı olduğunu söylüyor ve bundan dolayı, bu şekildeki yaratılış olduğu gibi kaldığından, hiçbir şeyin meydana gelmediğini, hiçbir şeyin yok olmadığını düşünüyorlar. (Thales’in suyun canlıların hayatındaki öneminden yola çıkarak bu kanıya varması ihtimal dahilinde) (Burada Aristoteles, Thales’in kozmogonilerden etkilendiğini söyleyerek fikrin aslında pek de orijinal olmadığını ima ediyor. Nitekim Homeros da dünyanın suda yüzdüğünü söyler, nitekim arkaik toplumlardaki ve semavi dinlerdeki tufan inanışı da benzerlik gösterecektir.
  • Bütün yunan doğa filozoflarında özellikle bu ilk filozoflarda arkhe, bir yandan başlangıçta bulunan şey (ursprung) öte yandan varlığın yapısını teşkil eden, değişenin altında değişmeyen, her şeyin kendisinden meydana geldiği şey (urstoff) anlamındadır. Yani arkhe hem kozmogonik bir ilkedir, hem de ontolojik bir ilke. Bunun ontolojik ilke olması, yani bir araştırmanın ve soruşturmanın konusu olması itibariyle yunan düşünüşü historia’dan theoria’ya geçmiştir.

YEDİ YUNAN BİLGESİ

  • Yedi bilgeden astronom olanıdır, ilk astronomdur: 28 Mayıs 585’teki güneş tutulmasını önceden haber vermiştir. (Bu sırada Lidya ve Med arasında savaş oluyordur ve tutulma ile savaşa ara verilir) (Herakleitos ve Demokritos ona tanıklık ederler) Yıl içindeki mevsimleri de o bulmuş ve yılı üç yüz altmış beş güne bölmüştür (Diogenes Laertios)
  • Mısır’dan geometri öğrenmiş: Denizdeki gemiler arasındaki mesafeyi ölçtüğü, bir dairenin çapla iki eşit bölüme ayrıldığını ve ikiz kenar üçgenin taban açılarının eşit olduğunu ilk o söylemiş. (Eudemos Geometrinin tarihi kitabında aktarıyor)
  • Çocukları çok sevdiği için kız kardeşinin oğlunu evlat edinmiştir. Neden çocuk sahibi olmadığını soranlara, “çocukları çok sevdiğim için” diye yanıt veriyormuş. Annesi onu evlenmeye zorladığında “daha zamanı değil” demiş. Sonra yaşı ilerleyip annesi gene sıkıştırınca “artık zamanı değil “demiş.
  • Jimnastik yarışması izlerken ölür ve mezar taşınlar şunlar yazılıdır.

 

    Bilgeler bilgesi Thales’İn mezarı bu

    Kendisi küçük ama şanı göklere çıkıyor

 

Kendisi hakkında yazılmış bir epigram

         Bilge Thales’i jimnastik yarışması izlerken stadyumdan kaçırdın sen, ey Zeus Helios

         Onu yanına aldığın için sana övgü borçluyum;

          Çünkü yaşlı adam artık yıldızları yeryüzünden göremiyordu

THALESİN ÖNEMİ

  • Onun felsefe için önemi; ilk kez evrenin arkhesi, tözü nedir? Sorusunu ortaya atmasında ve bu soruya cevap olarak da ilk kez efsanevi-dinsel içerik taşımayan, laik-natüralist bir açıklama vermeye çalışmasındadır.
  • Thales’le birlikte ilk kez ve açık seçik olarak efsaneden bilime veya felsefeye geçişi görmekteyiz. Bu görüşleri üç açıdan önemlidir.
  • Konuşma içerisinde geçen Anaksimandros’un çizdiği harita.
  • worldmap

Miletoslu Filozoflar ve Bilge Thales” üzerine bir yorum

  1. Sesli Podcast 30.Dakika
    Termodinamiğin 2. Yasasından bahsetmişsiniz.

    Roger Penrose’nin “Zaman Döngüleri” kitabında ilk sayfalarda yer oluyor. İnanın ben orayı kaç kere okudum. 😀 Fizik ilgi alanım değildir. Son zamanlarda ilgimi çekmeye başladı kuantum fiziği ondan dolayı sanırım biraz anlamakta zorlandım. Termodinamiğin 2.Yasasının ne olduğunu sizin sözleriniz ile öğrenmiş oldum. Teşekkür ettim.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s