Platon: Varlık Felsefesi

iTunes / RSS

  • Platoncu varlık felsefesi kısaca doğa filozoflarının varlık ve nedensellik anlayışlarını tümüyle reddetmek, onların varlık veya töz olarak kabul ettikleri madde yerine madde dışı, tinsel gerçeklikleri koymak ve yine onların tümünün olayların açıklaması le ilgili olarak kabul ettikleri mekanist açıklama modeli yerine teleolojist bir açıklama modelini benimsemektir.
  • Herakleitos’un şeylerin hakikatine ilişkin görüşlerinin Platon tarafından da benimsendiğini ve kendisinin çıkış noktasının da Herakleitos olduğunu Aristoteles’ten öğreniyoruz. Bütün duyusal şeylerin bir akış içinde olduğu fikri onda duyusal şeylerin ayrı bir düzene ait gerçeklikler olduğu sonucunu çıkacaktır. Ahlaki değerler konusunda tümellerin varlığını kanıtlayan Sokrates’in izinden gidecek Platon ise bu tavrı genelleştirmiş ve evrenselleştirmiştir. Eğer bu dünyayı gözümüzle görüp, ellerimizle tutamıyorsak, yapmamız gereken ona aklımızla, düşüncemizle ulaşmaktır. Onun tezi de her şeyden önce bir varsayımdır.

Okumaya devam et “Platon: Varlık Felsefesi”

Platon ve Platonculuk

HAYATI

  • İÖ 427-347 yılları arasında yaşamıştır.
  • Atina’nın seçkin ailelerinden birine mensuptur. Anne ve baba tarafından da krallar ve tiranlar soyundan gelir.
  • Aldığı eğitimler hakkında bilgi sahibi olmasak da çağdaşı soylu çocukları gibi müzik, retorik, şiir ve beden eğitimi gibi unsurları içeren eğitimler aldığını düşünebiliriz.
  • Yirmi yaşında Sokrates ile tanışınca hayatı değişecek ve öncesinde yazdığı şiir ve tragedyaları yakacaktır.

Okumaya devam et “Platon ve Platonculuk”

Küçük Sokratesçi Okullar

Platon ve Aristoteles’ten azade Sokrates’in yakın çevresinden olup kendilerini Sokrates’in dostları olarak adlandıran başka bazı düşünürler vardır ki, bunlar felsefe tarihçileri tarafından Küçük Sokratesçiler ve onların kurdukları okullar Küçük Sokratesçi Okullar olarak nitelendirilirler. Bu okullar Euklides’in Megara Okulu, en meşhur öğrencisi Sinop’lu Diogenes olduğu Antisthenes’in Kinik okulu ve Aristippos’un Kirene Okuludur.

Okumaya devam et “Küçük Sokratesçi Okullar”

Sokrates

 

  • İnandığı gibi yaşayan ve inançları uğruna ölen ilk büyük filozoftur Sokrates.
  • Sokrates ilk ahlak filozofudur ve hayatını ahlaki görüşler öne sürenlerin onlara uyması gerektiğini bilerek yaşamıştır. Bu ahlaki görüşlerin doğru olduğunun en önemli göstergesi onları öne sürenler tarafından da benimsenmiş olmasıdır. Dolayısı ile sokrates’in hayatı da üzerinde durulması, incelenmesi gereken bir hayattır; hele ki onun hiçbir şey yazmadığı göz önüne alınırsa.
  • İÖ 470-399 yılları arasında yaşamıştır. Annesi ebe babası da bir taş yontucudur. Annesi nasıl bebekleri doğurtuyorsa kendisi de insanların ruhların bulunan ama bilincinde olmadıkları ahlaki doğruları doğurttuğunu ileri sürecektir.
  • Peloponnes Savaşı (İÖ 432-422) sırasında çeşitli muharebelere katılmış ve cesaretiyle temayüz etmiş, savaş sonunda kurulan mahkemelerde de yargıçlık ve jüri üyeliğini görevlerini yine cesurca yapmıştır. Aynı cesareti yargılandığı mahkemede kendini savunurken gösterecektir ve yine cesurca ölümü kucaklayacaktır.

Okumaya devam et “Sokrates”

Protagoras ve Gorgias

iTunes / RSS

PROTAGORAS

  • Sokrates’le çağdaştır ve onunla benzer bir kaderi yaşar. Yazdıklarından hiçbir şey geriye kalmamıştır. Demokritos gibi Abdera doğumludur ve sonradan Atina’ya yerleşmiş, Perikles döneminde site yönetiminde önemli görevler almış, demokrasi taraftarı olan Protagoras muhtemelen sofistlik geleneğini başlatan kişidir.
  • Elimizdeki kaynaklardan “Tanrılar Üzerine” adlı bir eseri olduğu ve ona yöneltilen tanrıtanımazlık suçlamalarının kaynağı olacak bu eserden elimizde kalan şöyle bir parça var:

Tanrılara gelince; ne onların var oldukları, ne var olmadıkları, ne de ne şekilde olduklarını biliyorum, çünkü bu konuda bilgi edinmeyi engelleyen çok şey vardır: onların duyularla algılanmamaları, insan hayatın kısalığı”

  • Bize kalan en ünlü deyişi “Hakikat veya Kesin Kanıtlar” isimli kitabındandır: “Bütün şeylerin ölçüsü insandır, var olanların var olmalarının ve var olmayanların var olmamalarının” bunu takiben de “Herhangi bir şey bana nasıl görünüyorsa benim için öyledir, sana nasıl görünüyorsa senin için de öyle… Üşüyen için rüzgâr soğuktur, üşümeyen için ise soğuk değildir”

Okumaya devam et “Protagoras ve Gorgias”

Sofistler

iTunes / RSS

  • İÖ 5.yy. Yunan ve dünya uygarlığının en önemli dönemlerinden biri ve Yunan uygarlığının altın çağıdır. Bu dönemde çoğunluğu Atina’da olmak üzere ekonomi, siyaset, bilim, şehircilik, mimari, heykelcilik, resim, tarihçilik, tıp, edebiyat ve tiyatro alanlarında yapılan çalışmalar tarihe damgasını vurur. Öyle ki bu dönemde Atina’da yaşayan her dört yüz kişiden biri dahi olarak nitelenebilmektedir.
  • Sofistler bazı yönleriyle doğa filozoflarından ayrılırlar ve ilkçağda Yunan Aydınlanmasını temsil ederler. Aydınlanmacı tutum da doğal olarak toplumun, siyasetin, dinin, ahlaki değerlerin geleneklere değil, makul ve doğru geleneklere, insan aklı ve tecrübesi ile açıklanması mümkün doğal ihtiyaç ve ilgilere dayandırılmasını isteyen eleştirel bir tutumdur.

Okumaya devam et “Sofistler”