Protagoras ve Gorgias

iTunes / RSS

PROTAGORAS

  • Sokrates’le çağdaştır ve onunla benzer bir kaderi yaşar. Yazdıklarından hiçbir şey geriye kalmamıştır. Demokritos gibi Abdera doğumludur ve sonradan Atina’ya yerleşmiş, Perikles döneminde site yönetiminde önemli görevler almış, demokrasi taraftarı olan Protagoras muhtemelen sofistlik geleneğini başlatan kişidir.
  • Elimizdeki kaynaklardan “Tanrılar Üzerine” adlı bir eseri olduğu ve ona yöneltilen tanrıtanımazlık suçlamalarının kaynağı olacak bu eserden elimizde kalan şöyle bir parça var:

Tanrılara gelince; ne onların var oldukları, ne var olmadıkları, ne de ne şekilde olduklarını biliyorum, çünkü bu konuda bilgi edinmeyi engelleyen çok şey vardır: onların duyularla algılanmamaları, insan hayatın kısalığı”

  • Bize kalan en ünlü deyişi “Hakikat veya Kesin Kanıtlar” isimli kitabındandır: “Bütün şeylerin ölçüsü insandır, var olanların var olmalarının ve var olmayanların var olmamalarının” bunu takiben de “Herhangi bir şey bana nasıl görünüyorsa benim için öyledir, sana nasıl görünüyorsa senin için de öyle… Üşüyen için rüzgâr soğuktur, üşümeyen için ise soğuk değildir”

Okumaya devam et “Protagoras ve Gorgias”

Sofistler

iTunes / RSS

  • İÖ 5.yy. Yunan ve dünya uygarlığının en önemli dönemlerinden biri ve Yunan uygarlığının altın çağıdır. Bu dönemde çoğunluğu Atina’da olmak üzere ekonomi, siyaset, bilim, şehircilik, mimari, heykelcilik, resim, tarihçilik, tıp, edebiyat ve tiyatro alanlarında yapılan çalışmalar tarihe damgasını vurur. Öyle ki bu dönemde Atina’da yaşayan her dört yüz kişiden biri dahi olarak nitelenebilmektedir.
  • Sofistler bazı yönleriyle doğa filozoflarından ayrılırlar ve ilkçağda Yunan Aydınlanmasını temsil ederler. Aydınlanmacı tutum da doğal olarak toplumun, siyasetin, dinin, ahlaki değerlerin geleneklere değil, makul ve doğru geleneklere, insan aklı ve tecrübesi ile açıklanması mümkün doğal ihtiyaç ve ilgilere dayandırılmasını isteyen eleştirel bir tutumdur.

Okumaya devam et “Sofistler”

Demokritos

iTunes / RSS

  • Leukippos ve Demokrtios ile birlikte Sokrates önce Yunan Doğa Filozofları’nın son iki büyük temsilcisi ve doğa felsefesinin zirvesi ile karşılaşmaktayız. Demokritos’un Leukippos’un öğrencisi olduğu sanılıyor fakat ikisinin görüşleri şu halde ziyadesiyle iç içe ve hangisinin kime ait olduğu bilinmiyor. O yüzden biz de sadece Demokritos’tan bahsedeceğiz.
  • Thales’ten başlayarak varlık ve oluş problemini felsefelerinin merkezine alan son filozofudur ve Elea okulunun varlık varsa oluş, hareket ve boşluk yoktur iddiasının karşısında duran Empedokles ve Anaksagoras gibi çoğulcu materyalisttir.
  • İÖ 460-360 yılları arasında yaşamıştır ve Sofistler ve Platon ile çağdaştır. Zengin bir aileden gelmiş ve bütün servetiin bilgi edinmek için Mısır, İran hatta Hindistan’a kadar uzanan sayısız gezide tüketmiştir. Kendisinden aktarıldığına göre:

“Çağdaşlarım arasında kimse benden daha fazla gezmemiştir. Ben araştırmalarımı başka herkesten ileri alanlara götürdüm; daha çok ülke ve iklim gördüm; daha çok sayıda bilgili insanların konuşmalarını dinledim. Mısırlı geometriciler de dahil olmaz üzere hiç kimse kanıtlara dayanan doğrular teşkil etmede beni geçmemiştir.”
Okumaya devam et “Demokritos”

Anaksagoras

iTunes / RSS

  • İÖ 500-428 yılları arasında yaşadığı tahmin edilmektedir.
  • Bugünkü adı Urla olan Klazomenai’den olan Anaksagoras soylu bir aileden gelmekte olup bütün servetini bilimsel araştırmalar için harcamıştır.
  • Sokrates gibi dinsizlikle suçlanıp terk etmek zorunda kalacağı ikinci vatanı Atina’da 30 yıl yaşamış olan Anaksagoras, 6.yy.dan sonra ortaya çıkacak olan hayatı teorik olarak yaşayan filozof tipinin ilk örneği olacaktır. Gök cisimlerini incelediği (Atinalıların söylemiyle “dünyanın üst yanında olup bitenlerle ilgilendiği ve bu konuda bilgiler verdiği”) gerekçesiyle Atina’yı terk edip bugünkü adı Lapseki olan Çanakkale civarına gidecek ve orada hayatının sonuna kadar yaşayacaktır. Lapseki’de bir okul kuracak ve bölge halkı tarafından çok sevilecektir. Öldükten sonra da kendisi için bir sunak dikilmiş ve vasiyeti üzerine uzun yıllar boyunca ölüm yıl dönümü çocuklar için bir tür bayram, tatil ve eğlence günü olarak kutlanmış. Euripides onun öğrencisiydi ve o daha sonra onun ayrılığı üzerine bir de şiir yazacaktır. Yine Homeros’un eserlerinde ana konunun erdem ve adalet olduğunu ilk o dillendirecektir.

Okumaya devam et “Anaksagoras”

Empedokles

iTunes / RSS

  • “Bir tek bilge kişi bulamıyorum” diyen birine “Pek tabii, bilgeyi arayan önce kendisi bilge olmalıdır” diyen Empedokles İÖ 490-430 civarında bugün Sicilya olarak bilinen yerde yaşamıştır.
  • Empedokles Grek kültür tarihinin en ilginç karakterlerinden biridir. Özde asla uyuşmayan, özenle ölçüp biçen akılla hemen hemen hiç uyuşmaz gibi görünen çelişkilere sahip ama yine de bir bütün oluşturan, bir yandan önemli, hatta dahice, öte yandansa bir geçiş dönemi olan çağının özelliklerini taşıyan bir kişilik. Bir yandan modern ölçütlere göre bile doğa bilimci bir diğer yandan da kendini kahin edasıyla sunan bir mistik. Yazmış olduğu iki kitabından “Arınmalar”da kendisini bir tanrı gibi takdim etmektedir. Kendisini bir kâhin, peygamber, şifacı gibi de görür. Hastalık ve yaşlılığı ortadan kaldıran iksirleri bildiğini bildirir. Öğrencisi Gorgias onun büyü pratikleriyle de ilgilendiğini bildirir.
  • Özellikle 6.yy’dan itibaren mistizmle harmanlanmış Grek felsefesinin Sicilya’da kendine yer bulmaya başladığı ve bu akımın itibar gördüğü düşünülünce böyle bir şahsiyetle karşılaşmak şaşırtıcı olmasa gerek. Empedokles ise hem felsefenin beraberinde gelen bilimin hem de altın çağını yaşayan mistizmin birleşiminin iyi bir temsilcisidir. Kendisinin tragedyalar, politika ve tıpla ilgili yazılar yazdığını bilinmektedir ama bunların hiçbiri elimizde yok. Elimizde “Doğa üzerine” ve “Arınmalar” isimli iki eserinin çeşitli kısımları olup bu iki eserin de yine onun bu çift yönlülüğünü iyi özetler niteliğindedir.

Okumaya devam et “Empedokles”

Felsefe Sohbetleri 1 – Hayatın Anlamı

iTunes / RSS

Prof.Dr. Lokman ÇİLİNGİR ve Doç.Dr. Hasan AYDIN’la beraber Ondokuz Mayıs Üniversitesi Felsefe Bölümü öğrencileri olarak yaptığımız kahvaltı sırasında yaptığımız felsefi sohbetler bu programımızın içeriğini oluşturmaktadır.

Konuşulan konular:

1 – Hayata yeni bir birey getirmenin (çocuk yapmanın) ahlaki sorumluluğu nedir?

2 – Felsefenin günümüzdeki işlevi nelerdir?

3 – Basın ve politik propagandalar yoluyla yaratılan kurgu gerçeklik metafiziğin konusu olabilir mi?

Keyifli dinlemeler.